İçeriğe geç

Gelenek karşıtı nedir ?

Gelenek Karşıtı Nedir?

Hayat bazen o kadar tuhaf bir hal alıyor ki, geleneklere karşı çıkmak bir tür psikolojik boşalma gibi geliyor. “Nedir bu gelenek karşıtlığı?” dediğinizi duyar gibiyim. Cevap basit aslında: Herkesin ‘normal’ olarak kabul ettiği şeylere karşı çıkmak ve bununla gurur duymak. Ama gelin, biraz daha eğlenceli şekilde bakalım, neden bazen geleneklere karşı çıkmak, günümüz insanı için bir tür yaşam tarzı hâline gelmiş olabilir.

İzmir’de yaşayan 25 yaşında, espriyle karışık ciddi bir kafa yapısına sahip biri olarak, geleneklere karşı olma durumunun nasıl olduğunu çok iyi gözlemledim. Ama önce, biraz “gelenek karşıtlığı” kavramını açalım.

Gelenek Karşıtı Olmak Ne Demek?

Gelenek, yıllardır toplumun hep birlikte kabul ettiği, bazen de kimsenin sorgulamadığı davranış biçimlerinden oluşur. Bir tür “mutluluk garantisi” gibidir; çünkü herkes aynı yolu takip eder. Öyle bir yol ki, kaybolamazsınız. Ama gelenek karşıtı olmak, işte tam da bu yolun dışında bir yerlerde durmak demektir.

Mesela, bizim toplumumuzda “akşam yemeğini beraber yemek” gibi bir gelenek vardır. Her akşam ailecek masaya oturulur, yiyecekler paylaşılır, birkaç “ne haber?” sorusuyla sohbet başlar. Ama bakıyorum, ben bir gencim, İzmir’de yaşıyorum, günün 24 saati mobil cihazımda yüzlerce WhatsApp grubunda aktifim ama akşam yemeğini tek başıma yerim. Çünkü gelenek karşıtıyım, tabi ki de!

> İç Ses: “Yok ya, nasıl karşıt olursun? Ben zaten sürekli yalnızım!”

Hah işte! Benim gibi gelenek karşıtı biri, bu “aileyle akşam yemeği yeme” işini aslında keyiften yapmaz. Aniden geleneklere karşı çıkmak, insanın doğasında var.

Günlük Hayattan Gelenek Karşıtlığına Örnekler

Evet, gelenek karşıtlığı demek, bazen tamamen tek başına bir şeyler yapmayı sevdiğinizden değil; aslında en sevdiğiniz aktiviteyi de yapmak, başkalarına gerek duymamak anlamına gelir. Mesela, akşamüzeri sahilde bir çay içmek, tek başına dinlenmek, hayatı sorgulamak… O çayı içerken, “Keşke biraz geleneksel Türk kahvesi içseydim” diyorum ama gelin görün ki, kahve falı baktıramayacak kimse yok.

Bir de gelenek karşıtlığının popüler olduğu bir dönem var: aile toplantıları! Ah evet, birileri ailesini her fırsatta görmek isterken, sen gelenek karşıtı olarak, büyük bir rahatlıkla “bugün biraz işim var” diyorsun. Ama tabii ki iç sesin devreye giriyor:

> İç Ses: “Ya da evde tek başıma oturup film izlerim… Ne de olsa bu da bir gelenek!”

Gelenek Karşıtı Olmanın Avantajları ve Zorlukları

Hadi bir de gelenek karşıtlığına dair avantajlara bakalım. Gerçekten avantajlar mı var mı? Bunu hep merak etmişimdir. Çünkü bazen geleneklere karşı çıkmak bir tür içsel rahatlama sağlıyor; ama öte yandan, ailenin ve çevrenin baskısı her zaman kendini gösteriyor. Geleneksel bir düğün istemediğinde, “Haaa, ama ne olacak şimdi?” diyen bir akraba sorusuyla karşılaşıyorsun.

Tabii ki burada kendinle dalga geçmek, yaşam tarzını savunmak da işin bir parçası oluyor. Örneğin:

Akraba: “Eeee, bir düğün yapmayı düşünmüyor musun?”

> Ben: “Yok ya, ben gelenek karşıtıyım. Düğün de neymiş?”

> Akraba: “Vah, vah… Düğün yok, peki evlenince kimse seni dansa kaldırmayacak mı?”

> Ben: “Kendimi kaldırırım, sıkıntı yok.”

Bazen gelenekleri bu kadar küçümsemek bir tür rahatlamadır, ama bazen de sınırları zorlama meselesine gelir. Aileler, geleneksel değerleri çocuklarına aşılamayı severler. Hatta bazen sadece “geleneksel” olduğu için bir yemek önerirler. Yani, gelenek karşıtı olmanın bazen zorlayıcı olabileceğini itiraf etmek gerek.

Gelenek Karşıtı Olmanın Sosyal Fiyatı

Geleneklere karşı çıkmanın, sosyal çevremizde bazen sorun yaratabileceğini kabul etmemiz gerekiyor. Mesela, arkadaş ortamında bir konuda farklı bir fikir ortaya koyduğunda, hemen “ya bu ne ya” bakışlarıyla karşılaşabilirsin.

Arkadaş: “Bu hafta sonu kahvaltıya gitmiyor muyuz?”

> Ben: “Hadi ya, ben kahvaltıyı evde yaparım, geleneksel bir kahvaltı değil ya, nasıl olsa…”

> Arkadaş: “Birader, gel şunu yapma ya, en azından bir poğaça alırsın. Ne bu, gelenek karşıtlığı mı?”

Evet, o poğaçanın bir tür geleneksel öğün olduğunu bile bile, bazen gelenek karşıtlığı duygusu daha ağır basabiliyor. Bu tip komik diyaloglar, aslında bir nevi gelenek karşıtlığı ile ilgili karşılaştığımız sosyal zorlukları da ortaya koyuyor.

Gelenek Karşıtı Olmanın Sonuçları

Şimdi, bir adım daha atıp, gelenek karşıtlığı yapmanın uzun vadeli sonuçlarına bakalım. İlk başta her şey eğlenceli ve rahat gibi gözükse de, uzun vadede geleneklerden uzaklaşmak, bazen kimlik sorunlarına yol açabiliyor. Mesela, geleneksel bir tatlı yediğinde “yemişken pişman olmuyorum” diyorsun ama sonra o tatlıyı yaparken geleneksel olan her şeyi sorgulamaya başlıyorsun.

Bir yandan da içsel bir çatışma başlıyor: “Ya ben bu tatlıyı yapmalı mıyım, ya da geleneklere karşı çıkıp bir şey yaratmalı mıyım?”

Ama sonrasında fark ediyorsun ki, aslında geleneğin karşıtı olmak, tamamen kendini bulma yolculuğu. Bunu yaparken de bir şekilde eğleniyorsun.

> İç Ses: “Evet, geleneksel olmasam da yine de oldukça eğlenceli bir hayatım var. Herkesin görmek istediği şeyi görmüyor olmam da keyifli bir deneyim!”

Sonuç Olarak

Sonuçta, gelenek karşıtlığı nedir sorusunun cevabı aslında oldukça karmaşık. Bazen bir duruş, bazen bir yaşam tarzı, bazen de sadece kendine olan güvenin bir yansıması. Ancak unutma, gelenek karşıtı olmak bazen yalnızlık demek olabilir. Ama belki de bu, senin dış dünyayla olan mücadelenin başlangıcıdır.

Öyle ya da böyle, gelenek karşıtlığının tam olarak ne olduğunu, en iyi şekilde sadece deneyimleyerek anlayabilirsin. Yani bir sonraki seferde geleneksel bir şeyle karşılaştığında, belki de bir kere daha düşünmelisin: “Benim için bu gelenek mi, yoksa ben mi ona karşıtım?”

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

şişli escort
Sitemap
grandoperabet