Bu içerikte Hangi altında işçilik yok konusunu ana hatlarıyla derledik, teşekkür ederiz. Hangi altında işçilik yok? Güç, değer ve toplumsal düzen üzerine siyasal bir okuma Merhabalar! Eger ekibi olarak Hangi altında işçilik yok hakkındaki bilgileri sizin için düzenledik. Toplumsal düzenin nasıl kurulduğu sorusu, yüzeyde ekonomik bir tartışma gibi görünse de derinlerde iktidarın nasıl dağıtıldığını, meşruiyetin nasıl üretildiğini ve yurttaşlığın hangi sınırlar içinde tanımlandığını belirler. “Değer” dediğimiz şey, yalnızca piyasada oluşan bir fiyat değildir; aynı zamanda kurumların, ideolojilerin ve tarihsel güç ilişkilerinin iç içe geçmesiyle inşa edilen siyasal bir gerçekliktir. Bu nedenle “hangi altında işçilik yok?” sorusu, yalnızca teknik bir üretim…
Yorum BırakGünlük Paylaşım Yazılar
Eger ailesi merhaba! Bu içeriğimizde “Karbonatlı su kaç günde bir içilir” konusunu tüm detaylarıyla inceliyoruz. Karbonatlı su nedir ve neden bu kadar konuşuluyor? Son zamanlarda etrafımda garip bir şekilde aynı konu dönüp duruyor: karbonatlı su. İş yerinde öğle arasında biri “mideye iyi geliyor” diyor, akşam spor salonunda başka biri “şişkinliği alıyor” diye anlatıyor. Eve döndüğümde mutfakta bir bardak suya karbonat atıp karıştıran bir video izliyorum. Kafamda aynı soru dönüyor: Karbonatlı su kaç günde bir içilir? İstanbul’da yaşayan, günün büyük kısmını ofiste ekran karşısında geçiren biri olarak söyleyebilirim ki, bu tür “küçük sağlık trendleri” bir anda hayatın içine sızıyor. Sabah kahvesi…
Yorum BırakKaratavuk kaç TL? Ankara sokaklarında başlayan bir merakın hikâyesi Ankara’da büyürken baharın geldiğini anlamanın çok net bir yolu vardı: sabahları camdan içeri dolan kuş sesleri. Özellikle de o siyah, parlak tüyleriyle ağaç dallarına konup ince ince ötüşen karatavuklar… Çocukken adını bilmezdim ama sesi zihnime kazınmıştı. Sonradan öğrendim ki o kuş Karatavuk imiş. Bugün internette dolaşırken garip bir şekilde tekrar karşıma çıkan bir soru dikkatimi çekiyor: “Karatavuk kaç TL?” İlk bakışta basit bir merak gibi duruyor ama aslında içinde hem doğaya dair kopuşu hem de şehir insanının hayvanlarla kurduğu mesafeli ilişkiyi barındırıyor. Ekonomi okumuş biri olarak fiyat sorusuna refleks olarak yaklaşmam…
Yorum BırakBir Fincan Sıcaklık Ararken: Altın Çilek Çayı Nasıl Yapılır? Bazı akşamlar vardır; evin içi sessizleşir, günün gürültüsü geride kalır ve mutfakta sadece suyun kaynama sesi kalır. Bir fincan çay hazırlama düşüncesi bile insanın zihninde küçük bir mola yaratır. Rafın köşesinde unutulmuş bir paket altın çilek dikkat çeker; “Bununla çay yapılır mı?” sorusu o anda belirir. Belki bir öğrenci final haftasının ortasında, belki emeklilikte yeni alışkanlıklar arayan biri ya da günün stresini üzerinden atmaya çalışan bir memur… Aynı soru farklı hayatlarda yankılanır. Altın çilek çayı nasıl yapılır? kritik kavramları tam da burada anlam kazanır: yalnızca bir tarif değil, bir ritüel, bir…
Yorum BırakYumurtlayan Kalem Kaç Para? Sosyolojik Bir Bakış Bir sokakta yürürken bir çocuğun elinde tuhaf bir kalem gördüğünüzü hayal edin: ucundan minik yumurtalar fırlayan bir kalem. “Yumurtlayan kalem kaç para?” sorusu, ilk bakışta basit ve eğlenceli görünür. Ama bir insan olarak toplumsal yapıları ve bireylerin bu yapı içinde nasıl etkileştiğini düşündüğünüzde, bu sorunun çok daha derin bir anlam kazandığını fark edersiniz. Bu yazıda, yumurtlayan kalemin fiyatını sadece bir parasal değer üzerinden değil, toplumsal normlar, kültürel pratikler, cinsiyet rolleri ve güç ilişkileri bağlamında inceleyeceğiz. Başlangıçta, empati kurarak yola çıkmak önemlidir. Siz bir anne, bir öğrenci veya bir sokak satıcısı olabilirsiniz; bu kalemin…
Yorum BırakSönmüş Akciğer Nasıl Düzelir? Geleceğe Dair Kendi Hayatımın İçinden Bir Bakış Hayatın akışı çoğu zaman planlı ilerlemiyor. Ankara’da yaşayan, teknolojiyle iç içe, geleceğini sürekli zihninde tartan biri olarak şunu daha net görüyorum: Sağlıkla ilgili bir kırılma anı, tüm düzeni tek hamlede değiştirebiliyor. “Sönmüş akciğer nasıl düzelir?” sorusu da tam bu kırılma anlarının en sertlerinden birini temsil ediyor. Çünkü bu durum yalnızca tıbbi bir mesele değil; nefesin, zamanın, iş gücünün ve hatta ilişkilerin yeniden tanımlandığı bir süreç. Bir sabah nefes alırken hissedilen o ani batma, göğüste baskı, sonra hastaneye uzanan yol… Bunlar teorik değil, hayatın içinden gerçek senaryolar. Ve bu yazıda,…
Yorum BırakAdet Belirtileri Kaç Gün Önce Başlar? Beden, Bilgi ve Varlık Üzerine Felsefi Bir Okuma Bir an için şu soruyu düşünmek mümkün mü: “Bir bedenin sessizce yaklaşan değişimini, yalnızca biyolojik bir süreç olarak mı okuruz, yoksa onun içinde saklı olan bilgi, etik ve varlık katmanlarını da duyabilir miyiz?” Bu soru, yalnızca fizyolojiye değil; insanın kendini anlama biçimine, dünyayı nasıl bildiğine ve hatta “beden” dediğimiz şeyin ne olduğuna dair daha derin bir sorgulamaya açılır. Adet belirtilerinin genellikle birkaç gün ile iki hafta arasında değişen bir zaman diliminde ortaya çıkması, tıbbî literatürde Premenstrüel Sendrom (PMS) çerçevesinde açıklanır. Ancak bu biyolojik açıklama, meselenin yalnızca…
Yorum BırakÖlçülebilir Olanın Kültürel Yankısı: Ohm Kavramına Antropolojik Bir Yaklaşım Merhaba Eger takipçileri, bugün Ohm nedir fizikte konusunu en anlaşılır haliyle ele alıyoruz. Kültürlerin birbirine dokunduğu yerlerde çoğu zaman görünmeyen bir ortak zemin ortaya çıkar: insanın dünyayı anlamlandırma çabası. Bu çaba bazen mitlerle, bazen ritüellerle, bazen de modern bilimin soyut birimleriyle ifade bulur. “Ohm” bu noktada yalnızca fizik ders kitaplarında geçen bir direnç birimi değildir; aynı zamanda insanın akış, sınır ve temas üzerine kurduğu düşünme biçimlerinin kültürel bir izdüşümüdür. Farklı toplumları anlamaya çalışan bir göz için, bilimsel kavramlar bile yalnızca teknik tanımlardan ibaret değildir. Onlar, belirli tarihsel bağlamlarda üretilmiş anlam sistemleridir.…
Yorum BırakMarmara Üniversitesi Tıp Fakültesi’nin Akreditasyon Tarihçesi: Geçmişten Bugüne Bir Perspektif Merhaba! Marmara Üniversitesi Tıp Fakültesi akredite mi hakkında soru işaretleri olanlar için Eger olarak kapsamlı bir yazı hazırladık. Geçmişi anlamak, sadece tarihsel olayların kronolojisini takip etmek değil; aynı zamanda bugünü ve geleceği yorumlamada bize rehberlik eden bir aynadır. Marmara Üniversitesi Tıp Fakültesi’nin akreditasyon süreci, Türkiye’nin modern tıp eğitimi tarihinin kesitlerinden biri olarak incelendiğinde, toplumsal dönüşümler ve eğitim politikalarıyla sıkı bir şekilde iç içe geçmiştir. Bu yazıda, akreditasyon konusunu tarihsel bir perspektifle ele alacak ve bu sürecin toplumsal ve kurumsal yansımalarını tartışacağız. Kuruluş ve Erken Dönem (1950–1980) Marmara Üniversitesi’nin kökleri 1883’te…
Yorum BırakEger takipçilerine özel hazırladığımız bu içerikte “Ne kara günde belli olur” hakkında önemli bilgiler paylaşacağız. Ne Kara Günde Belli Olur? Ankara’da sabahlar çoğu zaman gri başlar. Özellikle kış aylarında, ofise giderken otobüs camından dışarı bakarken aynı düşünce aklıma gelir: İnsan gerçekten ne zaman kim olduğunu gösterir? “Ne kara günde belli olur?” sözü eskiden bana biraz klişe gelirdi. Çocukken duyduğumda sadece büyüklerin söylediği bir teselli cümlesi gibi algılardım. Ama ekonomi okudukça, veriyle uğraşmaya başladıkça ve özellikle kriz dönemlerini hem işte hem de çevremde gözlemledikçe bu sözün altı daha dolu gelmeye başladı. Şimdi geriye dönüp baktığımda, bu ifadenin aslında sadece bir atasözü…
Yorum Bırak