BİMER Kaldırıldı mı? Etik, Epistemolojik ve Ontolojik Bir Perspektiften İnceleme
Giriş: Felsefi Bir Bakış Açısıyla Başlamak
Felsefe, insanlığın derin sorulara verdiği yanıtların peşinden gitmekten başka bir şey değildir. Sorgulama ve analiz yapma süreçlerinde, bazen en basit görünen konular dahi büyük felsefi açılımlar sunabilir. Bugün, bir hükümet uygulamasının sona erdiği yönündeki basit bir soru, bize çok daha geniş etik, epistemolojik ve ontolojik soruları gündeme getirebilir. BİMER, yani Başbakanlık İletişim Merkezi’nin sona erip ermediği konusu, belki de sadece bir uygulamanın sonlanmasının ötesinde, toplumun bilgiye erişim hakkı, hükümetle ilişkisinin doğası ve gerçeğin ne olduğu gibi soruları gündeme taşımaktadır.
BİMER’in kaldırılması, basit bir idari değişiklik olarak görülebilir; ancak bu durum, bizlere birey ve devlet arasındaki ilişkiyi, bilgi edinme hakkını ve doğru bilginin değerini sorgulatan bir zemin sunar. Bunu yaparken etik, epistemolojik ve ontolojik perspektiflerden bakarak, sorunun ötesine geçebiliriz.
Etik Perspektif: Devletin Birey Üzerindeki Sorumluluğu
Etik, insan davranışlarının doğru ve yanlış olma durumlarını sorgulayan bir disiplindir. BİMER, vatandaşların devlete ulaşmak, şikayetlerini bildirmek ve taleplerini iletmek için kullanılan bir kanal olarak, devletin şeffaflık ve hesap verebilirlik anlayışının bir yansımasıydı. Bu, bir bakıma devletin vatandaşına karşı bir etik sorumluluğuydu. Şeffaflık, etik olarak devletin bireyler üzerindeki kontrolünü denetlemek ve onları bilgilendirmek için zorunlu bir ilkedir.
Ancak BİMER’in kaldırılması, devletin etik sorumluluğunu sorgulatabilir. Devletin, bireylerin taleplerine ve şikayetlerine ne kadar duyarlı olmalı, bu talepleri ne kadar şeffaf ve doğru bir şekilde yanıtlamalıdır? Eğer BİMER gibi bir platform kapatılacaksa, devlete karşı etik sorumluluklar nasıl yerine getirilecektir? Bireylerin seslerinin duyulmasını sağlayacak başka yollar var mı? İşte bu sorular, devlete karşı etik yükümlülükleri daha derinlemesine düşünmemize yol açmaktadır.
Epistemolojik Perspektif: Gerçeklik ve Bilgiye Erişim
Epistemoloji, bilgi felsefesidir ve bilginin doğasını, sınırlarını ve kaynağını inceler. BİMER, vatandaşların devlete dair bilgiye erişmesini sağlayan bir araçtı. Bu, hem devletin hem de halkın doğru bilgiye dayalı kararlar alabilmesini sağlayan bir mecra olarak işlev görüyordu. BİMER’in kaldırılması, bir yandan bilgiye erişim konusunda zorluk yaratırken, diğer yandan doğru bilginin nasıl sağlanacağı konusunda derin epistemolojik sorular gündeme getirmektedir.
Epistemolojik açıdan bakıldığında, bireylerin hükümetle ilgili doğru bilgiye ne kadar erişebileceği konusu önemlidir. BİMER’in işlevinin ortadan kalkması, devletin halka sunduğu bilgilere ne kadar güvenilebileceğini sorgulatır. Gerçeklik, çoğu zaman sadece bir hükümetin sunduğu verilerle şekillenir. Bu durumda bilgiye ulaşmanın zorluğu, bireylerin doğruluğu sorgulanan verilere dayalı kararlar almasına yol açar. Ancak doğru bilgiye ulaşmak, bireylerin toplumda ne kadar etkili bir şekilde karar verebildiğiyle doğrudan ilişkilidir. BİMER’in kaldırılması, kamuoyu bilgisi için ciddi bir kayıp olabilir.
Ontolojik Perspektif: Birey ve Devletin Doğası
Ontoloji, varlık bilimi olarak bilinir ve varlıkların doğasını inceler. Bu bağlamda, BİMER’in kaldırılmasının ontolojik anlamı oldukça derindir. BİMER, bireyin varlık haklarının bir uzantısı, yani devletle olan varlık ilişkisinin bir biçimiydi. Devletin varlık anlayışı ile bireylerin varlık anlayışı arasındaki ilişki, BİMER gibi platformlarla şekillendi. Bu platform, bireylerin varlıklarını, taleplerini ve haklarını devlete ifade etme biçimiydi. Devletin bu tür bir platformu sonlandırması, bireylerin devletle olan varlık ilişkisinde bir değişim yaratabilir.
Devletin ontolojik yapısına dair bir soru şudur: Devlet, bireylerin haklarını savunma adına ne kadar şeffaf ve ulaşılabilir olmalıdır? BİMER’in kaldırılması, bireylerin devletle olan ilişkisinde bir boşluk yaratabilir. Bu boşluk, devlete duyulan güveni zedeleyebilir ve bireylerin devletin gerçekliğine olan inancını sorgulatabilir.
Sonuç: Bilgi ve Etik Üzerine Derinleşen Sorular
BİMER’in kaldırılmasının sadece bir idari karar olmanın ötesinde, etik, epistemolojik ve ontolojik anlamları vardır. Devletin şeffaflık sorumluluğu, bireylerin doğru bilgiye erişim hakkı ve devletle olan varlık ilişkisi, her biri felsefi olarak derinlemesine düşünülmesi gereken kavramlardır. BİMER, devletin şeffaflık ilkesini destekleyen bir araçken, bu uygulamanın ortadan kaldırılması, bir yandan bireylerin devletle olan ilişkisini daha karmaşık hale getirebilir, diğer yandan etik ve epistemolojik açıdan ciddi soruları gündeme getirebilir.
Bu bağlamda şu soruları sormak faydalı olacaktır:
– Devletin şeffaflık sorumluluğu ne kadar olmalıdır?
– BİMER gibi platformlar, halkın doğru bilgiye erişimini nasıl etkiler?
– Bilgiye erişim, demokrasinin temel bir parçası mıdır?
– BİMER’in kaldırılması, bireylerin devletle olan ontolojik ilişkisini nasıl değiştirebilir?
Bu sorular, derinlemesine düşünmeye sevk eden ve etik, epistemolojik ve ontolojik açıdan sorgulanması gereken önemli noktalardır.