Gergedan Boynuzu Ne İçin Kesiliyor? Siyaset Bilimi Perspektifinden Bir İnceleme Giriş: Güç İlişkileri ve Toplumsal Düzen Üzerine Bir Siyaset Bilimci Bakışı Siyaset bilimi, yalnızca devletin işleyişini incelemekle kalmaz, aynı zamanda toplumdaki güç ilişkilerinin nasıl şekillendiğini ve bu ilişkilerin bireyler üzerindeki etkilerini de derinlemesine sorgular. Güç, her yönüyle toplumsal düzeni kuran ve yönlendiren bir kavramdır. Gergedan boynuzlarının kesilmesi meselesi de bu bağlamda, sadece hayvan haklarıyla ilgili bir konu olmanın ötesinde, gücün ve iktidarın nasıl şekillendiğine dair önemli bir ipucu sunar. Gergedan boynuzları, uzun zamandır tıbbı ve süs eşyası yapımında kullanılan değerli bir malzeme olarak talep edilmiştir. Ancak bu talep, sadece bir…
10 YorumEtiket: ve
Fatih Kaymakamı Nereli? Etik, Epistemoloji ve Ontoloji Perspektiflerinden Bir Felsefi Tartışma Bir Filozofun Bakışıyla: Kimlik, Yerellik ve Güç İlişkileri Bir filozof olarak, “Fatih Kaymakamı nereli?” sorusuna bakış açım oldukça farklı. Bu basit gibi görünen soru, kimlik, güç, bilgi ve varlık üzerine derin felsefi tartışmalar açabilir. Sadece bir kişinin doğduğu yeri merak etmekten ibaret değildir; aynı zamanda toplumların nasıl kimlik oluşturduğunu, hangi normlara dayandığını ve bu kimliklerin toplumsal yapıları nasıl etkilediğini sorgulamamıza neden olur. Fatih Kaymakamı’nın kimliği, aslında daha geniş bir felsefi soruya evrilir: Bir birey sadece doğduğu yerle mi tanımlanır, yoksa toplumsal, politik ve kültürel bağlamlar da bu kimliği şekillendirir…
12 YorumGeçmişin İzinde: İş Gücü Oranının Toplumsal Serüveni Bir tarihçi olarak, rakamların ötesinde insan hikâyelerini okumayı severim. Çünkü her istatistik, bir dönemin toplumsal ruhunu, umutlarını ve kırılmalarını taşır. İş gücü oranı dediğimiz kavram da aslında sadece bir ekonomik gösterge değildir; toplumların üretimle, emekle ve kimlikle kurduğu ilişkinin aynasıdır. Gelin, geçmişin tozlu sayfalarından bugüne uzanan bu kavramın serüvenine birlikte bakalım. İş Gücü Oranı Nedir? Kısaca tanımlamak gerekirse, iş gücü oranı, bir ülkede çalışma çağındaki nüfusun (genellikle 15 yaş ve üzeri) ne kadarının istihdamda ya da iş arayışında olduğunu gösteren orandır. Yani iş gücü oranı, üretime katılmaya hazır bireylerin toplam nüfusa oranıdır. Bu…
12 YorumYılbaşı Müslümanlar İçin Nedir? Aynı Zaman, Farklı Anlamlar Konuya hep farklı pencerelerden bakmayı seven biri olarak bugün sizlerle “Yılbaşı Müslümanlar için nedir?” sorusunu masaya yatırmak istiyorum. Bazılarımız için sıradan bir takvim dönümü, kimimiz için muhasebe ve niyet tazeleme zamanı, kimimiz içinse kültürel bir ritüelin kıyısında durup düşünme fırsatı… Gelin samimi bir sohbetin sıcaklığında, verilerle ve hayatın içinden örneklerle bu soruya birlikte yaklaşalım. Önce Tanım: Miladî Yılbaşı mı, Hicrî Yılbaşı mı? Türkiye’de yaygın kullanımda “yılbaşı” denince 1 Ocak, yani Miladî (Gregoryen) takvimin yeni yılı akla gelir. İslâmî gelenekte ise “yıl başı” esasen Hicrî takvimde Muharrem’in birine, yani Hicrî Yılbaşı’na tekabül eder.…
6 YorumHidroelektrik Enerji Nedir? 6. Sınıf Düzeyinde Anlaşılır, Kaynaklı Bir Anlatı Bir sınıfa girdiğinizi düşünün: Pencereden görünen bir nehir, kendi akışıyla sürekli enerji taşıyor. İşte hidroelektrik enerji, suyun bu hareketinden elektrik üretme fikrinin adıdır. Basitçe: yüksekte biriken veya hızla akan su, türbinleri döndürür; türbinler de jeneratörleri çalıştırarak elektriğe dönüştürür. Bu nedenle hidroelektrik santraller genellikle nehirler üzerine kurulan barajlarda veya akarsu yatağında suyun düşüş gücünden yararlanır. Su akarsa, türbin döner; türbin dönerse, elektrik üretilir. [1] Tarihsel Arka Plan: Değirmenden Dev Barajlara İnsanlar suyun gücünü önce tahıldan un öğütmek için su değirmenlerinde kullandı. Elektriğin yaygınlaşmasıyla birlikte, büyük şelaleler ve nehirler dikkat çekti. 1895’te…
8 YorumHabis Kim? İktidar, Güç ve Toplumsal Düzen Üzerine Bir Siyasal İnceleme Güç İlişkileri ve Toplumsal Düzen Üzerine Bir Siyaset Bilimcisinin Perspektifi Güç, insan toplumlarının tarihsel süreçleri boyunca şekillenen bir olgu olarak, sadece yöneticilerin ellerinde toplanan bir unsur olmanın ötesindedir. Güç ilişkileri, toplumların varlıklarını sürdürebilmeleri için temel bir yapı oluşturur. Toplumsal düzenin biçimlenmesinde önemli bir rol oynayan bu güç, sadece iktidarın el değiştirmesiyle değil, aynı zamanda bu iktidarın nasıl kurulduğu, kimler tarafından nasıl yürütüldüğü ve kimlerin bu düzenin içinde yer aldığıyla da doğrudan ilişkilidir. Peki, Habis kimdir? Bu figür, iktidarın gücünü kimlerin elinde tuttuğunu, toplumsal düzenin nasıl şekillendiğini, ideolojinin hangi düzeyde…
10 Yorum“Reftiye ne demek?” Eski bir kelimeye takılıp kalmaktan bıktım: İhracata vergi koyan bir düzeni bugün savunur musunuz? Samimi olayım: “Reftiye ne demek?” diye sorup geçmek istemiyorum. Çünkü “reftiye”, tozlu arşiv kelimelerinden ibaret değil; ticarete, devlet aklına ve güç ilişkilerine dair sert bir ayna. İhracatın üstüne vergi bindiren bir sistemi romantikleştirmek mi, yoksa ondan ders çıkarıp bugünün ticaret tartışmalarını cesurca mı yapmak lazım? Ben ikincisini savunuyorum. Reftiye ne demek? (Kısa ve net tanım) “Reftiye”, Osmanlı’da Tanzimat’a kadar ülkeden çıkarılan (ihraç edilen) mallardan alınan gümrük vergisinin adıdır; yani ihracat vergisi. Terim, klasik literatürde doğrudan dış gümrük kalemleri arasında sayılır. Bu, yalnızca dilsel…
8 YorumKapital Toplum Nedir? Eşitlik, Çeşitlilik ve Sosyal Adalet Perspektifinden Derinlemesine Bir Bakış Her sabah uyandığımızda, içinde yaşadığımız dünyayı şekillendiren görünmez bir güçle karşı karşıyayız: kapital. Bu güç yalnızca parayı, üretimi ya da piyasayı değil; ilişkilerimizi, değerlerimizi, kimliklerimizi ve hatta hayallerimizi bile etkiler. “Kapital toplum” dediğimiz yapı, sadece bir ekonomik sistem değil; kimlerin güçlü, kimlerin görünmez olduğunu belirleyen dev bir toplumsal mekanizmadır. Bu yazıda, kapital toplumun ne olduğunu toplumsal cinsiyet, çeşitlilik ve sosyal adalet merceklerinden birlikte ele alacağız. Çünkü mesele yalnızca ekonomi değil, hepimizin hayatının tam ortasında duran bir adalet ve eşitlik meselesi. Kapital Toplum Nedir? Klasik Tanımın Ötesine Geçmek Kapital…
8 YorumKanunsuz Topraklar Dizisi Neden Bitti? Reyting, Rekabet ve Temsil Üzerine Duyarlı Bir Değerlendirme Bugün sana, yalnızca bir dizinin vedasını değil; görmezden gelinen emeklerin, ekran başındaki sessiz kalabalıkların ve temsil arayışının hikâyesini anlatmak istiyorum. “Kanunsuz Topraklar dizisi neden bitti?” sorusunu konuşurken; kalbin empatisiyle aklın muhasebesini aynı masaya oturtalım. Çünkü bazı vedalar yalnız rakamlarla değil, insanlar ve hikâyelerle anlaşılır. “Neden Bitti?” sorusunun çıplak gerçeği: Reyting, maliyet ve sert rekabet Önce çıplak gerçeği söyleyelim: Dizi 9 Şubat 2022’de yayımlanan 16. bölümüyle final yaptı. Gerekçe, beklenti altı reytingler, yüksek yapım maliyeti ve güçlü rakiplerle aynı gecede yarışma zorunluluğuydu. Kanal – yapım tarafı değişiklikler denese…
10 YorumKelimenin Şifası: Edebiyatın Meyvesi ve Şekerin Sessiz Hikâyesi Edebiyat, bazen bir meyve bahçesi gibidir; her kelime, içinde saklı bir öz taşır. Kelimelerin tadına varmak, bir dilin derinliğinde gezintiye çıkmak gibidir. Şeker hastalığına iyi gelen meyvenin adını ararken, aslında yalnızca bir sağlık reçetesinin değil, aynı zamanda bir anlamın ve anlatının iyileştirici gücünün peşine düşeriz. Çünkü bazen bir kelime, bir meyve kadar tatlı ve bir cümle kadar şifalı olabilir. Meyveler ve Metinler: Tat ile Anlam Arasındaki Görünmez Köprü Edebiyat tarihinde meyve imgesi, daima insanın içsel dönüşümünü temsil etmiştir. Dostoyevski’nin kahramanları bir elma ile sınanırken, Orhan Pamuk’un romanlarında bir nar iç çatışmaların simgesine…
14 Yorum