Fide Dikimi Nedir? Bir Bahçenin Hikâyesi Bir zamanlar küçük bir köyde, çok sevilen bir çiftçi ve onun kızı yaşardı. Çiftçi, toprağına duyduğu sevgiyi ve saygıyı, neredeyse her şeyden önce tutardı. Kızı ise babasının öğrettiklerini adeta birer hayat dersi gibi kabul ederdi. Her bahar, taze fide tohumlarını toprağa ekerken, gözlerinde bir umut parıldardı. O gün, çiftçi ve kızı yine birlikte bahçeye gideceklerdi, ancak bu sefer daha farklı bir şey olacaktı. Kız, babasına bakarak gülümsedi ve “Baba, fide dikimi ne zaman başlayacak?” diye sordu. Babası, gözlerinde bir parıltıyla cevap verdi, “Fide dikimi, yavrum, sadece toprağa tohum ekmek değildir. Bu, bir yolculuktur. Her…
4 YorumEtiket: ve
KADEM’i Kim Kurdu? Felsefi Bir Perspektiften Bakış Filozofun Bakışı: Toplum, Birey ve Kuruluşun Anlamı Bir filozof olarak, her kuruluşun, her hareketin, her düşüncenin bir anlam taşıdığını ve bu anlamın yalnızca yüzeyde değil, derinlerde yattığını söylerim. KADEM (Kadın ve Demokrasi Derneği) gibi bir sivil toplum kuruluşunun doğuşu, ilk bakışta yalnızca bir toplumsal harekete ya da belirli bir amaca hizmet eden bir oluşum gibi görünebilir. Ancak, gerçekte bu tür hareketler, bir toplumsal yapının etik, epistemolojik ve ontolojik temelleriyle ilgilidir. KADEM’in kurulmasının ardında yatan felsefi düşünceler, sadece bir grup insanın bir araya gelmesinin ötesindedir. Bu yazıda, KADEM’in kim tarafından kurulduğunu, ancak daha da…
6 YorumItaat Eden Ne Demektir? Psikolojik Bir Mercekten Analiz Bir psikolog olarak, insan davranışlarını anlamaya çalışırken en çok karşılaştığım kavramlardan biri “itaat”tir. İtaat, yalnızca bir otoriteye, kural ya da yasağa boyun eğmekten çok daha derin bir psikolojik süreçtir. İnsanlar neden bazı durumlarda başkalarına itaat ederken, bazen de itaat etmekten kaçınırlar? Birine itaat etmek, özgürlüğün kaybı mı demektir, yoksa bir tür güven arayışı mı? Bu yazıda, itaatin ne anlama geldiğini, bilişsel, duygusal ve sosyal psikoloji perspektiflerinden inceleyeceğiz. İtaat ve Bilişsel Psikoloji: Karar Verme Süreci İtaat, genellikle bir kişi ya da grubun dışsal bir otoriteye ya da toplumsal normlara uyma davranışıdır. Ancak bilişsel…
6 Yorumİskorpit Balığı Kılçıklı mı? Toplumsal Yapıların Bireylerle Etkileşimi Üzerine Bir Sosyolojik Bakış Sosyolojik araştırmalar, toplumları, bireylerin ilişkilerini ve bu ilişkilerin nasıl şekillendiğini anlamaya yönelik derinlemesine bir çaba olarak karşımıza çıkar. Toplumsal yapılar ve bireyler arasındaki etkileşim, sadece kişisel davranışları değil, aynı zamanda toplumun genel değer yargılarını, normlarını ve pratiklerini de şekillendirir. Bugün, belki de sıradan bir soru gibi görünen “İskorpit balığı kılçıklı mı?” sorusuyla toplumsal yapıları incelemek istiyorum. Birçok insan için bu soru basit bir deniz ürünü merakıdır, ancak altında derin bir sosyolojik analiz barındırabilir. Bu yazımda, toplumsal normlar, cinsiyet rolleri ve kültürel pratiklerin nasıl etkileşim içinde olduğunu inceleyeceğiz. Toplumsal…
6 YorumTürkiye’de Kaç Tane Hipodrom Vardır? Antropolojik Bir Perspektiften İnceleme Kültürlerin Çeşitliliği: Bir Antropoloğun Daveti Antropologlar olarak, kültürlerin, ritüellerin ve topluluk yapılarına dair merakımız hiç bitmez. İnsanların zaman içinde oluşturdukları topluluklar, semboller, sosyal yapılar ve kimlikler arasında sıkı bir ilişki vardır. Bir kültürün şekillendiği en özgün yerlerden biri de hiç şüphesiz, insanlar arası etkileşimin en yüksek olduğu alanlardır. Türkiye’nin farklı köylerinden, kasabalarından ve büyük şehirlerinden yansıyan kültürel çeşitlilik, farklı gelenekler ve alışkanlıklarla şekillenen bir yaşam biçimini barındırır. Ancak, Türkiye’deki hipodromlar, bu kültürel çeşitliliği sadece bir spor dalı olarak değil, bir kimlik, toplumsal yapı ve kültürel ritüel olarak da anlamamıza olanak tanır.…
8 YorumSaygı Sözcüğünün Eş Anlamlısı Nedir? Tarihsel Bir Perspektif Saygı ve Toplumsal Değerlerin Evrimi: Geçmişten Günümüze Bir Bakış Bir tarihçi olarak, kelimelerin yalnızca dildeki anlamları değil, aynı zamanda bir toplumun değerlerini, normlarını ve kırılma noktalarını nasıl yansıttığını anlamak da oldukça önemlidir. Saygı, hem bireysel ilişkilerde hem de toplumsal düzeyde büyük bir öneme sahip olan bir kavramdır. Peki, saygı yalnızca bir kelime mi, yoksa toplumsal bir davranış biçimi olarak ne gibi değişimlere uğramıştır? Saygı sözcüğünün eş anlamlıları, zamanla nasıl farklılık göstermiştir? Geçmişin ve bugünün toplumsal yapılarını çözümlemek, saygının anlamının nasıl evrildiğini anlamamıza yardımcı olabilir. Saygı, dilin temel yapı taşlarından biri olmasının yanı…
6 YorumFatih Kaymakamı Nereli? Etik, Epistemoloji ve Ontoloji Perspektiflerinden Bir Felsefi Tartışma Bir Filozofun Bakışıyla: Kimlik, Yerellik ve Güç İlişkileri Bir filozof olarak, “Fatih Kaymakamı nereli?” sorusuna bakış açım oldukça farklı. Bu basit gibi görünen soru, kimlik, güç, bilgi ve varlık üzerine derin felsefi tartışmalar açabilir. Sadece bir kişinin doğduğu yeri merak etmekten ibaret değildir; aynı zamanda toplumların nasıl kimlik oluşturduğunu, hangi normlara dayandığını ve bu kimliklerin toplumsal yapıları nasıl etkilediğini sorgulamamıza neden olur. Fatih Kaymakamı’nın kimliği, aslında daha geniş bir felsefi soruya evrilir: Bir birey sadece doğduğu yerle mi tanımlanır, yoksa toplumsal, politik ve kültürel bağlamlar da bu kimliği şekillendirir…
12 YorumGeçmişin İzinde: İş Gücü Oranının Toplumsal Serüveni Bir tarihçi olarak, rakamların ötesinde insan hikâyelerini okumayı severim. Çünkü her istatistik, bir dönemin toplumsal ruhunu, umutlarını ve kırılmalarını taşır. İş gücü oranı dediğimiz kavram da aslında sadece bir ekonomik gösterge değildir; toplumların üretimle, emekle ve kimlikle kurduğu ilişkinin aynasıdır. Gelin, geçmişin tozlu sayfalarından bugüne uzanan bu kavramın serüvenine birlikte bakalım. İş Gücü Oranı Nedir? Kısaca tanımlamak gerekirse, iş gücü oranı, bir ülkede çalışma çağındaki nüfusun (genellikle 15 yaş ve üzeri) ne kadarının istihdamda ya da iş arayışında olduğunu gösteren orandır. Yani iş gücü oranı, üretime katılmaya hazır bireylerin toplam nüfusa oranıdır. Bu…
12 YorumYılbaşı Müslümanlar İçin Nedir? Aynı Zaman, Farklı Anlamlar Konuya hep farklı pencerelerden bakmayı seven biri olarak bugün sizlerle “Yılbaşı Müslümanlar için nedir?” sorusunu masaya yatırmak istiyorum. Bazılarımız için sıradan bir takvim dönümü, kimimiz için muhasebe ve niyet tazeleme zamanı, kimimiz içinse kültürel bir ritüelin kıyısında durup düşünme fırsatı… Gelin samimi bir sohbetin sıcaklığında, verilerle ve hayatın içinden örneklerle bu soruya birlikte yaklaşalım. Önce Tanım: Miladî Yılbaşı mı, Hicrî Yılbaşı mı? Türkiye’de yaygın kullanımda “yılbaşı” denince 1 Ocak, yani Miladî (Gregoryen) takvimin yeni yılı akla gelir. İslâmî gelenekte ise “yıl başı” esasen Hicrî takvimde Muharrem’in birine, yani Hicrî Yılbaşı’na tekabül eder.…
6 YorumHidroelektrik Enerji Nedir? 6. Sınıf Düzeyinde Anlaşılır, Kaynaklı Bir Anlatı Bir sınıfa girdiğinizi düşünün: Pencereden görünen bir nehir, kendi akışıyla sürekli enerji taşıyor. İşte hidroelektrik enerji, suyun bu hareketinden elektrik üretme fikrinin adıdır. Basitçe: yüksekte biriken veya hızla akan su, türbinleri döndürür; türbinler de jeneratörleri çalıştırarak elektriğe dönüştürür. Bu nedenle hidroelektrik santraller genellikle nehirler üzerine kurulan barajlarda veya akarsu yatağında suyun düşüş gücünden yararlanır. Su akarsa, türbin döner; türbin dönerse, elektrik üretilir. [1] Tarihsel Arka Plan: Değirmenden Dev Barajlara İnsanlar suyun gücünü önce tahıldan un öğütmek için su değirmenlerinde kullandı. Elektriğin yaygınlaşmasıyla birlikte, büyük şelaleler ve nehirler dikkat çekti. 1895’te…
8 Yorum